29 Aralık 2010 Çarşamba

neydi sessizliğini bozduran diye sormuş. beyza neden olduğunu sanıyorsun.
beyza özledim seninle konuşmayı, en son bir ay önce buluştuk özledim seni. yazmıyacağım tabii ki.
sence sessizlik daha mı iyi demekle mi kalsam yoksa adeta yelkenleri suya indirip özledim modunda mı birşey yazsam.sessizlik hoşuna gitmiyor belli. belki de benden bekliyor olabilir, hergün benim ondan bir mesaj bir arama beklediğim gibi.

27 Aralık 2010 Pazartesi

oohhh. beyzaya formspring aracılığıyla sataştım, bu bana keyif verdi çünkü onunla dialoga girmeyi çok özlemişim. pek şaşırmadım buna. onu seviyorum o biliyor ancak düşünceleri çok farklı. sabaha kadar muhasebe çalışıcam ve yarın bütün gün devam edecek bu çalışma temposu. düzene girmeyen bünyeme bir ceza bu :)
planımı haftasonu için hazırlamıştım ancak sadece ilk gün verimliliğimi koruyabildim, diğer günlerse çok seyrek çalışabildim. bugün pazartesi. benim için son 2 günü açıklayan kelime "disiplinsizlik".
az önce paylaştığı şarkıya bak yahu. anlamadım çevirisinden anlamına baktım. robbie williams'ın feel şarkısı. sadece hissetmek istiyormuş. hissi olanların körpe hislerini doğrayacak kadar cani bir kalbe sahip olan bir kişiden bu isteğin gelmesi mantık dışı bence. belki de reddedildiğimden onun hakkında kötü düşünmek istiyorumdur. kafam karışık falan değil, onu seviyorum. aşk değil bu ya da bir saplantı değil bu. onunla karşılaştım, tanıdım ve sevdim, hep sevdim bir çıkmaz bu. yani sonra unuttum gibi bir sonu olmadı şimdiye kadar. ve nedense mantığımın sesini dinlemeyi reddediyorum konu o olunca. hiçbir insan bu kadar sevilmeyi hakedemez diyor, duymuyormuş gibi yapıyorum hala. elimden gelmiyor. bloguma duygusal şeyler eklemek istemediğimden bitiriyorum.
hissetmek istiyorum, benim sana verdiğim aşkı seninde bana vermeni istiyorum, bunu hissetmek istiyorum.

26 Aralık 2010 Pazar

planda oluşturmuş olduğum düzene tam olarak uymasam da plan dahilinde çalışmaya devam ediyorum. yemekten sonra büyük bir ara verim 17de hardworking moduna giricem. iqmdan tam verim almam için işin önemini kavramam şart, ancak dikkatim çabuk dağılıyor. buna bir çözüm bulmalıyım.
dün akşam hazırladığım plan dahilinde şu anda bulunduğum durumun ismi "hazır". "hazır" mıyım? motiveyim ve konsantrasyon düzeyim yerinde. ve az sonra start alıcam  :P
yapacağım çok şey var, çalışmam gereken çok konu var, geliştirmem gereken çok yanım var. önümdeyse kısa bir süre. fakat zaman izafidir, yani bakış açısına göre değişkenlik gösteren bir kavram silsilesi. hızlı anlayıp hızlı öğrendiğimden benim için bir problem olmayacak.
büyük bir ateş yakmadan önce küçük kıvılcımlardan başlamak gerekir.

22 Aralık 2010 Çarşamba

adı bile saflığı temsil ediyor. aklıma gelince sadece dudaklarımı kenetliyorum. boğazım düğümleniyor. hayatımda şu ana kadar hiçbir şey ulaşılmaz olmadı. ya o.
bloguma romantik atarlar yazmak istemediğimden burada bitiriyorum.
beyza konusuna gelecek olursam.
her ne kadar benim için umutsuz bir vaka olsa da bunu kovalamaya devam ediyorum, elimde olmuyor. ah aşk ne kadar aptalsın
Bir de dün akşam betül sohbetten bir mesaj gönderdi. Diğerlerine benzemiyor, acaba.....
fazla abartmak istemiyorum, sonuçta kız aramızda dostane bir atmosfer de yaratmak istiyor olabilir.
Programıma pek de sadık kalamadım. Ancak bu mantıklı: Yıllardır tembelliğe alışmış bir bünyeden bir anda değişmesini bekleyemezsiniz. Amacımın önemini henüz farkedemiyor da olabilirim. Off bilmiyorum. Bir an önce ateşlenmem gerekiyor.

21 Aralık 2010 Salı

vallahi bilgisayarlı muhasebe okutmanıma katılmamak elde değil: hay bana muhasebe öğreten hocanın yaaa...!!!
neyse ki bu derste önemli bir istek kazandım:  muhasebe çalışma isteği :)
son 20 dakikam. ikinci devreye geçicem ve okul vaktine kadar kasmayı planlıyorum.
bugün bilgisayarlı muhasebe var. ders sırasında monitörleri kendime siper ederek test çözebilirim. sonuçta öğremen program üstündeki gidişatımızı pek umursamadığından rahatım.
İlk part bitti. Az sonra oda arkadaşımı uyandırıp 2. kahvaltımı yapacağım. Çok çabuk kavradığımı farkediyorum, potansiyelim bir plajsa eğer şimdilik kum tanecikleri bile gözümü korkutmaya yetiyor. İlerleyen günlerde bir istikrar oluşturmak ve bu istikrarı korumak benim için hayati öneme sahip.

20 Aralık 2010 Pazartesi

az önce oda arkadaşımla çorba içmekten döndük. uzun zaman olmuştu çorba içmeyeli, tadı enfesti.
yaptığım programa göre 8de başlayacağım. konsamtrasyonum üst seviyede. erken kalkmak işe yarıyor
11 saattir uyuyordum. rüyamda ne gördüysem hiçbiri hayra alamet değilmiş. rüya yorumlarına göre yakın bir zamanda ecelle randevum var. bence soyut bir ölüm olacak. aklıma birşeyler geliyor ama hadi hayırlısı
21 aralık'a girmiş bulunmaktayım. dünyanın en uzun gecesinde değişmiş olarak uyumayı istiyorum. az sonra oda arkadaşımla simit/boğaça almaya çıkacağız. geldiğimizde minik bir kahvaltı ve çalışmaya başlayacağım. ilk konulardan başlayacağım. hep erteliyordum.
Kendime bir an önce katı bir ders programı çıkarmam gerekiyor. Yoksa bugün yarın başlarım diye diye bir türlü potansiyelim olanı kullanmaya girişemeyeceğim.
yarın 21 aralık. dünyanın en uzun gecesi. yarın başlıyoruz burak
Muhasebe okutmanım canımı sıktı. Ders sırasında uyuklayan birini hangi amaca hizmet ederek rezil etmek istersin ki. Neyse Burhancım finallerde görüşürüz. 
by köşedeki 

19 Aralık 2010 Pazar

Kendinizden Kaçtığınız Oldu Mu Hiç

Kendinizden kaçtığınız oldu mu hiç? Yapacaklarınızdan korktuğunuz oldu mu? Kendi potansiyelinizden, kendinizi kaybetmekten korktuğunuz oluyor mu?
Bu bulut bu sıralar başımdan ayrılmıyor yağmurlarını başımın tepesine boşaltmaktan bir türlü usanmıyor.
Söyleyecek o kadar fazla şey var ki, biriktirmeseydim keşke. İnsan derdini başkasıyla paylaşmazsa bir yerden sonra tıkanıyor ve içine kapanıyor. Açamıyor içindekileri kimseye. Ben de bu haldeyim. Garip bir haldeyim. Biraz da trajikomik bir durum aslında. Biraz düşünürsek bu durumda olmayı ben seçtim aslında. "İpe ipe katlanıcaz." diyemiyorum ya da "unurutum geçerim." gözüyle bakamıyorum bu olaya.
Son günlerde herşey karmakarışık.
Aslında onunla konuşmamak çok iyi geliyor. Peki onu özleyen yanım ne olacak. Bu acı bana reva mı?